Bir sabah, Türkiye’nin kuzeybatısında kaldırım taşlarının üstünde yatan küçük bir kuş gördüm. Boynu eğilmiş, kanatları dağılmış, tüyleri rüzgara teslim olmuştu. Kim bilir nereden gelip nereye gidiyordu. Belki bir çocuğun penceresinden düşen ekmek kırıntısının peşindeydi. Belki de sadece uçuyordu; kanat çırparken dünyanın acelesine takılmıştı.
Yerde yatan o kuş, sıradan bir serçeydi (Passer domesticus), halk arasında bilinen adıyla ev serçesi. Bu toprakların en tanıdık misafirlerinden. Parklarda, kahvehane önlerinde, balkon demirlerinde hep onlar vardır. Sessiz ama çoğul bir varoluşun canlı örnekleri. Her gün yanlarından geçip gittiğimiz ama varlıklarını çoğu zaman fark etmediğimiz canlılardan biri.
O gün durdum. Eğildim. Baktım.
Ve o an fark ettim ki bu küçük serçenin cansız bedeni, sadece bir ölüm değil, doğanın sessiz bir anlatımıydı. Ölümden sonraki hayatın, yani çürümenin anatomisi seriliydi gözlerimin önüne.
Bir Bedenin Sessiz Yolculuğu
Kuşun gözleri yoktu. Baş hafif yana düşmüştü. Karın kısmı çökmüş, tüylerin bir kısmı dağılmıştı. Gözle görünür bir kurtçuk, bir sinek yoktu ama zamanın izleri barizdi.
Biyologlar bu süreci beş aşamaya ayırır. İlki tazedir, kalp durur, hücreler içten içe çözülmeye başlar. Ardından şişme gelir. Bakteriler gaz üretir, vücut genişler. Sonra aktif çürüme başlar: yumuşak dokular erir, sinekler gelir, larvalar doğar. Bu kuş tam da o evredeydi. Tüyleri hala yerinde ama içi boşalmıştı; hayat gitmişti, beden yavaşça toprağa dönüyordu.
Bir sonraki evre ileri çürümedir. Sonra da iskeletleşme. Kuş birkaç gün daha orada kalsa, geriye sadece kemikleri kalacaktı.
Ne Zaman Durdunuz En Son?
Bu yazı size garip gelebilir. Ne işi var bu adamın, sokakta ölü bir kuşa bakıp çürüme evreleri yazması garip diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama belki de mesele tam olarak bu. Durdunuz mu hiç? Eğildiniz mi? Bir serçenin ölümüne baktınız mı?
O beden yalnızca bir kuşun değil, doğanın döngüsünün özetiydi. Yaşam, ölüm ve yeniden yaşam. Çürüyen her şey, başka bir şeye hayat verir. Bizler için kötü kokan çürüme, toprak için bir şölen sofrasıdır.


